19 Kasım 2018 Pazartesi

BAKAN SELÇUK, BURDUR VE ISPARTA’DA 2023 EĞİTİM VİZYONU’NU ANLATTI

SEÇİMLERİN AMACI; AYRIŞTIRARAK GÜÇ KAYBETMEK DEĞİL, BÜTÜNLEŞEREK GÜÇ KAZANMAK OLMALIDIR

Memur-Sen'e bağlı sendikaların seçim süreçlerinin başlaması münasebetiyle yaptığı yazılı açıklamada bulunan Memur-Sen Ankara İl Başkanı Kır: Seçimlerin amacı; ayrıştırarak güç kaybetmek değil, bütünleşerek güç kazanmak olmalıdır.

24 Ağustos 2018 Cuma 17:19
SEÇİMLERİN AMACI; AYRIŞTIRARAK GÜÇ KAYBETMEK DEĞİL, BÜTÜNLEŞEREK GÜÇ KAZANMAK OLMALIDIR
 Kır'ın açıklaması aynen şöyledir.Bilindiği üzere Memur-Sen ve bağlı sendikaların şubeleri ile ilgili seçim süreci  başladı. Seçimlerin bir kardeşlik ve  dava şuuru içerisinde  Memur-Sen'in büyüklüğüne yakışan bir ağırlıkla geçmesi en büyük temennimizdir. Çünkü seçimlerin amacı; ayrıştırarak güç kaybetmek değil, bütünleşerek güç kazanmak olmalıdır.  Özellikle  Kurucu Genel Başkanımız  Merhum Mehmet Akif İnan  ve  O'nun etrafında halkalanan  bir avuç  dava erinin  sendikamızın kuruluş  ve  sonraki  dönemlerinde bizatihi kendi imkanlarıyla  hiç bir karşılık beklemeden hangi zor  şatlar altında bu görevi ifa ettikleri  ve  bugünleri bize sağladıkları bilinmelidir.

             11 yıldır yürüttüğüm ve üç dönem kuralı sebebiyle bıraktığım Eğitim-Bir-Sen Ankara  1 No'lu Şube Başkanlığım ve 11  yıldan beri  sürdürdüğüm   Memur-Sen Anakara İl Başkanlığı görevimin ilk yıllarında maddi imkansızlıkla birlikte sendikaya üye kaydederken bırakın üye kaydetmeyi kurumlara bile girerken  karşılaştığımız  zorlukları bende onlar kadar olmasa da bizzat yaşayarak   tecrübe  etmişimdir.

            Şükürler olsun; zaman içinde açılamayan kapılar açılmaya başladı. Üye yapma  esnasında kamu çalışanlarını  ikna etmek için saatlerce  dil dökmeye gerek kalmadı.2018 yılı 15 Mayıs itibarıyla üye sayımız bir milyonu aştı. Geçmişte genel merkezlerin sahip olamadığı imkanlara bu gün  şubelerimiz kavuştu

Sendikacılığın zemherisini, karakışını yaşamayanlar; baharının kıymetini bilmekte zorlanıyor.

             Ancak süreç içinde genel anlamda sendikamız içinde sorumluluk üstlenen ve  zorlukları tatmayan; sendikanın zemherisini, karakışını hazanını  yaşamayan,  bir üye için 40 defa bir kapıyı çalmayan ve kendi gelenleri üye yapma alışkanlığı  içinde  kolay imkanlara kavuşan bazı kardeşlerimiz  kolay harcama yolunu seçiyorlar. Birbirlerini var etme gayreti içinde olması gerekenler yok etme gayreti içine giriyorlar. Kurumsal olarak bütünleştirici rol üstlenmesi  gerekenler, dışlayarak  ayrıştırarak  güç gösterisi yapmaya kalkışıyorlar. Sevgi ve saygı çerçevesinde  kardeşliği,birliği,beraberliği tesis ederek,  enerjilerini üyelerinin,toplumun insanlığın sorunlarını gidermek  için harcama yerine düşmanlarına reva görmedikleri muameleyi kendi üyelerine reva görüyorlar. İyi niyetle  ve samimiyetle birbirlerinin yanlışlarını giderme,hatalarını bertaraf etme  daha  doğrusu kurum için ileride bu bayrağı kendinden sonrakilere devredecek  nitelikli sendikacı yetiştirme, adam kazanma gibi sorumlulukları unutup,  fırsatçılık yaparak, itibarsızlaştırarak  sendikacığın menfaat şebekesi gibi tanınmasına öncülük yapıyorlar. Sendikal gücü kendi güçleri,sendikal itibarı kendi imkanları ve  sendikal imkanları kendi imkanları zannediyorlar. Oysaki: Sendikacılık;en kısa tanımıyla hak arama ve haksızlıkla mücadele etme kurumudur. Sendikacıların mücadelede muhatapları kendi arkadaşları değil haksızlar ve zalimlerdir.Yiğit sendikacılar; güçlerini üyelerine karşı değil,zalimlere  ve haksızlara karşı göstermeyi adet haline getirmelidirler.

            Sendikamızın kuruluş misyonu ve inanç değerleriyle bağdaşmadığını hatırlatmak istediğim hususların genel anlamda kongreler döneminde zuhur ettiğini, Severek büyük bir gayretle üye yaptığımız kardeşlerimizle seçim atmosferine girince tekrar karşı karşıya adını da "demokrasi yarışı" koyarak canhıraş biçimde mücadele  edildiğine  üzülerek şahit olduğumuzu ifade etmek isterim. Oysa ki demokrasi dediğimiz şey hep çatışmayı değil uzlaşmayı da içinde barındıran ilişki biçimidir.

            Kongreler gövde gösterilerinin yapıldığı platformlar değildir.

            Şüphesiz kongreler; kalabalıkları toplayarak gövde gösterilerinin yapıldığı,sadece yeni yönetim oluşturmak için mutat bir prosedürün yerine getirildiği kurullar değildir. Kongreler: Yönetenlerin yönetilenlere yaptıkları ve yapamadıkları faaliyetler bilgi sunacakları , yeni adayların yapacakları icraatları tanıtacakları ;sendikal çizginin tartışılabildiği,eleştirilerin yapılabildiği,önerilerin sunulabildiği,düşünce farklılıklarının yadırganmadan ifade edilebildiği  bir platform olarak değerlendirilmelidir.

            Şube yönetim adayları belirlenirken; yönetime talip olanlar ve bu sendikaya hizmet yolunda ter akıtanların  gönülleri alınmalıdır. Dar çerçevede üç beş kafadarın kendi başlarına  uyanıklık yaparak, istişare yoluna gidilmeden  bireysel çıkışlar, bencil davranışlar sendikacılığa ve sendikacılığın  kurumsal kimliğe zarar verdiğinin şuurunda olunmalıdır. Herkese yetecek kadar sevgisi,herkesi kucaklayacak kadar hoşgörüsü  ve herkese ulaşacak cesaret ve enerjisi olanların, seçim  sonrasında rakiplerini, kendilerine oy vermeyenleri bağrına  basacak olgunluğa erişenlerin  kendine ve üyelerine güvenenlerin ayrıştırma yoluna gitmeden bir bütün olarak seçime girme konusunda istişare yolunu tutacaklarına inanıyorum.Temennimiz camiamız tarafından tasvip gören   kardeşlerimizin yer aldığı uzlaşma yoluyla oluşturulan tek liste ile seçime gidilmesidir.

Emeği hiçe sayanların, yönetim oluşturduktan sonra da emeğe saygı duymaları düşünülemez.

            Eğer istişareler neticesinde  tek adayla seçime gidilmesi ittifakı oluşamaz ise elbette birden fazla aday listesi ile bir centilmenlik havası içinde  seçime gidilmesi de elbette  en tabi bir hak olarak; listelerin farklılığı dava farklılığından değil, hizmet etme anlayışı farklılığından kaynaklandığı şeklinde değerlendirilmelidir.  Seçime ister bir listeyle, isterse  birden çok listeyle gidilsin yönetimler karşıtlık değil; kardeşlik, çatışma değil;uzlaşma, bireysel çıkış değil; istişare ve diyalog, seni,beni, onu değil; hepimizi kucaklayan bir anlayış üzerine inşa edilmelidir. Çünkü yönetim oluştururken kardeşlik  hukukunu hiçe sayanların,emeğe saygı duymayanların  yönetim oluşturduktan sonra da  kardeşlik hukukunu  tesis etmeleri asla  düşünülemez.

            Bizler; Memur-Senliler olarak, Hakkı üstün tutan hak anlayışını benimseyen, güçlüyü değil haklıyı güçlü gören "emanetleri ehline veriniz" inancını gönlünde  taşıyan,  her türlü hak ve özgürlük gaspının karşısında duran, hakça bölüşüm  prensibini  benimseyen,  farklı düşünceleri kültür zenginliği  sayan bir anlayışın müntesipleriyiz.Kendi üyelerinin  bir kısmını hiçe sayanların, emeği, alın terini görmezlikten gelenlerin  bütüncül bir şekilde hizmet sunmaları  da mümkün değildir.

            Bizler; demokrasiyi hep kavga ve kaos rejimi olarak anlayanlara inat; bu seçim sürecinde  düşüncelerimizi birbirimize medeni ölçüler içinde  aktarabilmenin, taraflaştırmadan konuşabilmenin, kavga etmeden tartışabilmenin, hakaret etmeden eleştirebilmenin yolunu ve yordamını bilenlerin  sendikası olduğumuzu göstermeliyiz. Kimsenin  sendikamızı  şahsi çıkarlarına makam ve mevki hırsına kurban etmesine

             Seçilme mücadelesi nimet paylaşımına dönüştürülmemelidir..

            Seçilme mücadelesi  bir nimet paylaşımının  değil, bir hizmet yarışının mücadelesi olmalıdır.Yönetimler oluşturulurken  bölge esasına veya temsil  ettiği delege sayısına göre değil,bu konuda bilgi birikimi,tecrübesi, becerisi,azmi, sabrı, hoşgörüsü,  kendisine güveni ve temsil kabiliyeti  olanları dışlama yerine, arama bulma bilgisinden,tecrübesinden   istifade etme niyetiyle yola çıkılmalıdır. Seçimi kiminle kazanırım mantığından çok kiminle daha iyi hizmet verebilirim felsefesi öne çıkarılmalıdır. Seçim kazanmaya değil, hizmet üretmeye yönelik listelerin oluşturulmasına gayret edilmelidir. Dedikodu kültüründen uzak kalarak, zihinsel ayrıştırmanın önüne geçilmelidir. Sendikacığın bürokrasiye sıçrama aparatı,caka satma,hava atma mekanizması olarak kullanılmasına müsaade edilmemelidir.

            Amaç; davamızı omuzlayabilecek, camiamızı kucaklayabilecek,üyelerin çıkarlarını kendi çıkarlarına tercih edebilecek  üstlendiği sorumluluğu her türlü şahsi çıkarın üstünde tutabilecek  anlayışa sahip arkadaşların seçilmesi   olmalıdır.

            Emaneti ehline verme de ve alma da sıradan bir olay değildir

            Seçme ve seçilme sıradan bir olay değildir. Seçime talip olma mensubu bulunduğu camianın sorumlularını üstlenme  veya   yönetimde yer alacak kişileri  tercih etme n kutsal bir görevi ifa etem olarak algılanmalıdır. Çünkü  emaneti devralma ve bu emaneti ehline verme konusu sendikal bir görev olmaktan  ziyade  İmanı  ve vicdani   bir  yükümlülüktür.  Hislerimiz ve hırslarımız inancımızın ve vicdanımızın önüne geçmemelidir.Çünkü Allah;"Emaneti ehline vermemizi ve insanların hak ve hukuku  konusunda hüküm verdiğimizde adaletle hükmetmemizi emrediyor.

        Memur-Sen  bir dava sendikasıdır. Memur-Sen'lilerde bir dava adamı olarak bilinmelidir.

               Memur-Sen  bir dava sendikasıdır. Memur-Sen'lilerde bir dava adamıdır.Gerçek dava adamları birbirlerini yok sayma çabası  için de değil, var etme,. Birbirlerini harcama değil kazanma gayreti içinde olmalıdırlar. Azmi, sabrı ve kararlılığı ve tecrübesiyle birlikte sendikaya ve sendikacılığa yıllarını vermiş, her platformda kurumunun saygınlığına halel getirmeden sorumluluğunun gereğini yerine getirmiş olanların   emekleri yok sayılmamalıdır., istişare Allahın emri ve işimizin gereğidir. İstişare yolu asla terk edilmemeli ve bu yol tüketilmeden başka bir yol tercih edilmemelidir.

            Ben inanıyorum ki, sendika mensuplarımız üyesinden temsilcisine,temsilcisinden yöneticisine,yöneticisinden delegesine  kadar hiç bir manipülasyona  ihtiyaç duymadan,  bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da  kendi iradesi doğrultusunda kendi yöneticilerini en iyi şekilde  seçebilecek   basiret,dirayet ve hidayete sahiptirler. 40 yıla yakın eğitim-öğretim, yönetim danışmanlık sendika ve sivil toplum hayatımda edindiğim tecrübelerini kardeşlerimle paylaşmak istişarenin Allah'ın emri ve işimizin gereği olduğunu hatırlatmak amacıyla ve ders alacakları o ümidiyle  bu yazıyı kaleme aldım ve paylaşıyorum. Amacım sadece kardeşlik görevimi ve sorumluluğumu yerine getirmektir.
Selam ve dua Mustafa KIR Memur-Sen Ankara İl Başkanı

Anahtar Kelimeler: Seçim Sendika

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    Cemaatler kapatılmalı mı

    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    ARŞİV