14 Aralık 2017 Perşembe

Kudüs için tarihi karar

MEB'de Müdür Olmak Vizyon mudur?

14 Mayıs 2017, 20:47
MEB'de Müdür Olmak Vizyon mudur?
Adem ÖZTÜRK
 MEB DE MÜDÜR OLMAK ....

ÖĞRETMENLER İÇİN VİZYON MUDUR....

MEB okullarında müdür ve yöneticilik konusu yıllarca tartışılan konu. Okul  müdürlüğü görevi tanımı bir müddet ikinci görev asil kadro müktesep hak olarak değerlendirildi. Yakın zamanda Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu bir karara bağlı olarak eğitim öğretim sınıfına bağlı ikinci  bir görev olduğu aslolanın öğretmenlik olduğu hukuki içtihat olarak kesinleşti. MEB bu hukuki görüşe esas olarak okul müdürlüğü görevinin kişilerin kazanılmış müktesep hak olarak değerlendiremeyeceği belirten mevzuat değişikliğine gitti.Yani doktorlar ve bağlı bulundukları hastane başhekimliği gibi bir durum uygulama benzerliği ortaya çıktı. Esas olan doktorluk olup, başhekimlik ikinci görevdir diye bir tanım  çıktı ortaya.

Burada bir başka bir sorun ortaya çıkmaya başladı. Zaten sıkıntılı bir teşkilat yapısı olan MEB okul yöneticilerini yeniden belirlemeye, esas olan öğretmenlik mantığı ile kırk kişilik sınıfların sevk ve idaresinin iki bin  kişilik okulların sevk ve idaresi ile aynı olur mantığını gütmeye  başladı ve her öğretmen doğuştan okul müdürüdür mantığı ile mevcut tüm idari birikimi yok sayarak yeniden okul müdürlüğü görevlendirme sürecine gitti.  2014 yılında çıkan yönetmelikle yaklaşık 35.000 okul müdürünün görev yeri değişikliği gerçekleştirildi veya görevden alınarak yenilerinin atanması sağlandı. 

Kırk kişilik sınıfları sevk ve idare etmek;  pedagojik,  sanat ve bilgi  birikimi ve mesleki  yetenek gerektirir. Kırk  kişilik sınıfları iyi yöneten ve eğiten her öğretmenin okul müdürü olması milli kaynakların hebası demektir. Zira öğretmenlik bilim olduğu kadar  daha da fazlası bir sanat işidir. Doğuştan sanat ve  yeteneği olmayan öğretmenlikte başarılı olamaz. Eğitime sevdası olmayanın sınıfta ve öğrencide gözü olmaz..

MEB okul müdürlüğünü ikinci görev olarak değerlendiren Anayasa Mahkemesi kararını yorumlarken merkeze öğretmeni almış fakat okulların sevk ve idaresini ikinci plana atmış gözükmektedir. Eğitimde aslolan ÖĞRENCİDİR....Öğrenci varsa öğretmen vardır.Okul vardır... Okullar öğrencinin yetiştirilmesi için araçtır.

MEB OKUL MÜDÜRÜNE HAK ETTİĞİ DEĞERİ VERMELİDİR...

Öğretmene; 2000 öğrenci 150 öğretmen 4000 veli ile 6500 kişilik bir kasaba nüfusu kadar geniş kitlenin eğitim yönetimi  sorumluluğunu  verip sonra 4 yıl  geçince ben seni beğenmedim arkadaş bu işi yapamadın başka bir arkadaşını değerlendireceğim demek... Çok basit tabirle meseleye yaklaşmak demektir. Zira meselenin yalnız yönetsel boyutu ve sorumluluğu yok... Pedagojik ve sosyal boyutu da bulunmaktadır.Bu bağlamda Anayasa Mahkemesinin almış olduğu içtihat kararı da tartışılmalıdır. Okul müdürlüğü hastahane başhekimliği gibi düşünülemez. Okuldakiler öğretmendir doktor değil, öğrenciler de hasta değil...

 

OKUL MÜDÜRLÜĞÜ CAZİP MİDİR...ÇEKİCİ YÖNLERİ NELERDİR?

Okul müdürlüğünün görevleri ve tanımı bellidir....İlgili yönetmelik bellidir ve çok açıktır. Okulun sevk ve idaresinden sorumludur. Bu sevk ve idare, ilgili tüm mevzuat hükümleri çerçevesindedir.

Ancak hangi mevzuat ?

Öğrencinin güvenliği derseniz TCK, personel derseniz 657 SAYILI KANUN, Eğitim Öğretim derseniz MEB TEMEL KANUNU , iş sağlığı ve güvenliği derseniz İSG MEVZUATİ, bütçe yönetimi derseniz 5018 kamu mali yönetim kanunu ve BUNA BENZER DAHA NİCE ALT MEVZUAT VE YÖNERGELER..

Şimdi en önemli soru ...

Bir öğretmen neden bu kadar önemli sorumluluk ve sıkıntı  gerektirecek konular için okul müdürlüğü tercihinde veya talebinde bulunsun ....

Hafta sonu verilen DYS kurs ve hafta içi destek odası ve ders dışı egzersiz ve nöbet görevini tam olarak yerine getiren bir öğretmen mali olarak da okul müdüründen fazla ücret aldığı bir durumda, neden  okul müdürlüğü tercihi ve talebinde bulunsun ve vizyonuna okul müdürlüğünü koysun....MEB  bu soruya cevap verebilmelidir...

 

OKUL MÜDÜRLÜĞÜ CAZİP HALE GETİRİLMELİDİR…

 

MEB  okul müdürlüğünün cazip hale getirilmesi için çalışma yapmalıdır. 18 milyon öğrencinin gelecek sorumluluğunu sırtına yüklediği tüm okul müdürlerinin haftalık ek ders ders saatlerini 35 saat olarak sabitlenmelidir. Okul ve kurum ayrımı yapmadan tüm okul müdürleri 35 saat ek ders almalıdır. Anaokulu 25 saat, İlkokul 20 saat, ortaokul 20 saat, lise 25 saat, Halk Eğitim 25 saat, meslek liseleri 30 saat gibi okul ve kurumların öğrencilerini ötekileştiren kurum ve okul ayrımına sebep olan karmaşık modeller yerine tüm okul müdürlerine 35 saat ek ders düzenlemesi yapılmalıdır. Ne anaokulu ilkokuldan önemsiz ne liseler veya meslek liseleri ilkokullardan önemlidir. Okul ve kurumların farklı uygulamalar ile ücret ödemesi politikasından vazgeçilmelidir.

Okul müdürlerinin yıllık izinleri değerlendirilirken 657 sayılı kanun hükümleri uygulanmakta kıdemine göre 20-30 gün yıllık izin almaktadır. Bu dönemde yıllık izne ayrılan okul müdürünün ekders kesilmesi olmamalıdır. Okul müdürünün ek dersini kesmek sen tatil yapma demektir ki  bu da anayasaya ve çalışma mevzuatına aykırıdır!

Okul müdürü ikinci görevdir mantığı yeniden gözden geçirilmeli veya görev süresi dört yıl yerine 8-10 yıl ile değiştirilmelidir. Kurumunu tanımadan ve kendi tecrübesini kurumuna yansıtmadan okul müdürünün görevden alınması kaynakların hebası ve yok edilmesine neden olacaktır.

 

Kamuoyuna saygıyla....

 

Adem ÖZTÜRK

Mamak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü

Şube Müdürü

 

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    Cemaatler kapatılmalı mı

    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    ARŞİV