16 Kasım 2018 Cuma

BAKAN SELÇUK, EĞİTİM FAKÜLTESİ DEKANLARIYLA BİR ARAYA GELDİ

Bizim inancımızda, kaybedince yeise düşmek, kazanınca kibre kapılmak zafiyettir

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “Bizim inanç dünyamızda, kaybedince yeise düşmek, kazanınca kibre kapılmak zafiyettir. Bizim inancımızda, umutsuzluk Yaradan’dan yüz çevirmek, kibir ise şeytanın rehberliğinde yol yürümektir. Bunların idrak ve şuur noktasında karşılık bulduğu zeminlerin mekân noktasındaki zirvelerinden biri imam hatip liseleri, insan noktasındaki zirvelerinden biri ise imam hatip okulları öğrencileridir” dedi.

02 Kasım 2018 Cuma 10:28
Bizim inancımızda, kaybedince yeise düşmek, kazanınca kibre kapılmak zafiyettir
ÖNDER’in 15. “İmam Hatipliler Kurultayı” katıldı. ÖNDER Genel Başkanı Halit Bekiroğlu, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Haluk Dursun, Antalya Valisi Münir Karaloğlu, Millî Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürü Nazif Yılmaz, Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Vekili Latif Selvi, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, imam hatip öğrencileri ve öğretmenlerinin katıldığı programın açılışında bir konuşma yapan Genel Başkan Ali Yalçın, bir asrı aşan geleneğin müellifi olmayı başarmış, asırları kuşatan istikamete dayalı geleceğin inşasının mükellefi olmaya adanmış imam hatiplilerin 15. Kurultay’ında bulunmanın mutluluğunu yaşadığını belirterek, “Sözlerine ortak olmaktan, seslerine katkı sunmaktan her dem onur ve gurur duyduğum bir teşkilatın, inanmış insanların, imam hatip davasına zimmetlemiş adam gibi adamların heyecanını paylaşma imkânını bize ikram eden ÖNDER’e ve çok değerli Genel Başkanı Halit Bekiroğlu’na hassaten teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

İmam hatip liselerinin ortaya çıkışından bugüne geçen tarihi sürece göz atıldığında imam hatip liselerinin tarihçesinin aynı dönemdeki Türkiye tarihi ile örtüştüğüne dikkat çeken Yalçın, “İmam hatiplerin kurulduğu, açıldığı, sayılarının arttığı dönemlerde Türkiye’nin ufku açılıyor, fırsat ve imkânları artıyor. Kapatıldığı dönemlerde ise Türkiye geleceğe gözlerini, medeniyet coğrafyasına ise kulağını kapatıyor. Vesayetin hâkimiyeti, darbelerin sayısı, darbecilerin gücü artıyor” şeklinde konuştu.

İmam hatip kültürünün ve imam hatiplilik şuurunun milletimize kazandırdıkları gün gibi ortadadır

“Kendi milletinin hikâyesini, kendi ülkesinin tarihini bu kadar içselleştirmiş kaç teşkilatımız vardır” diye soran Yalçın, ülkede meslek liselerinin ‘memleket meselesi’ olarak tanımlandığı günleri de gördüklerini kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Fakat yine bu ülkede imam hatip okullarının ‘vesayet gerekçesi’ olarak gösterildiği dönemleri de gördük. Bugün geldiğimiz noktada, İHL kültürünün ve imam hatiplilik şuurunun milletimize ve ülkemize kazandırdıkları da gün gibi ortadadır. İmam hatiplinin üniversiteye girişinin engellendiği ülke de, bir imam hatiplinin liderliği ve dirayetiyle milletin önündeki engellerin kalktığı, yasağın tarihin çöp sepetine atıldığı ülke de Türkiye’dir.”

Sizler sadece imam hatip davasına değil, maarif davasına da katkıda bulunuyorsunuz

Bu sürecin kolay olmadığını, bu toprakların mayasını taşıyan, inancının önerdiği istikametin gerekleri üzerine yaşayan hemen herkesin kendi ülkesinde parya yapılmaya çalışıldığı, bedel ödemek zorunda bırakıldığı günlerin hafızalardaki tazeliğini koruduğunu dile getiren Yalçın, “Bizim inanç dünyamızda, kaybedince yeise düşmek, kazanınca kibre kapılmak zafiyettir. Bizim inancımızda, umutsuzluk Yaradan’dan yüz çevirmek, kibir ise şeytanın rehberliğinde yol yürümektir. Bunların idrak ve şuur noktasında karşılık bulduğu zeminlerin mekân noktasındaki zirvelerinden biri imam hatip liseleri, insan noktasındaki zirvelerinden biri ise imam hatip okulları öğrencileridir” diye konuştu.

İmam hatip öğrencilerinin sadece imam hatip davasına değil, beraberinde maarif davasına da katkıda bulunduğunu, kafa yorduğunu söyleyen Yalçın, “Oku! Hükmünün gereklerini yaşayan ve yansıtan kitledir imam hatipliler. Rotası doğruluk olan, değişimi zorlayan ahlakın, yol haritası iyilik olan, dönüşümleri planlayan aklın sahibi olmak zorundayız. Sadece kendi mecramızın değil, paydaşı olduğumuz alanların da iyiye, güzele ve doğruya dair yolculukta yanlışlara, hatalara, kusurlara itiraz eden sesin kaynağı, gereğini ifa ve inşa eden, gerçekleri hayata geçiren, hakikati ihya eden sözlerin müellifi olmak durumundayız” dedi.

Yalçın, ilmin Çin’de de olsa alınmasını salık veren bir inancın mensupları, bir Nebi’nin meftunları olarak, ekonomiden diplomasiye, eğitimden iş ve üretim ilişkilerine, özgürlüklerden devlet paradigmasına, yasak ve sınırlamalardan insan onurunun gereklerine, bilim ve teknolojiden doğal hayata her konuda insana ve imana temas eder bilinciyle hareket etmek durumunda olduklarını vurguladı.

Selvi: Öğretmenlerimiz, müsabakaya hazırlanan bir sporcu gibi öğrencilerini hazırlayan bir mantığa ve hedefe sahip olmalıdır

Açılış konuşmalarının ardından, oturumlara geçildi. Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Vekili Latif Selvi, “İmam Hatip Liselerinin Eğitiminde Öğretmenlerin ve Yöneticilerin Rolü” başlıklı bir konuşma yaptı.

İmam hatip liselerinin, dinî ilimlerin eğitim ve öğretim ihtiyacını karşılamaya dönük bir imkân sunarken, beşeri bilgi sayesinde genel akademik, sosyal ve kültürel alana da kaynaklık ettiğini söyledi. Türkiye’nin her alanda yetişmiş, en iyi eğitimi almış gençlere ihtiyacı olduğunu kaydeden Selvi, “Biz meseleye bir maarif davası olarak bakıyoruz. Beklentimiz, evlatlarımızın çağ nüfusu ile rekabet edebilen, başarılı bireyler olarak yetişmesidir. Her ülkenin yetiştirdiği gençlerden beklentisi, toplumsal değerlerini, asrın idrakini de doğru okuyarak bir dava olarak taşımasıdır. İmam hatip liseleri, böyle bir misyonla inşa edilmiştir” ifadelerini kullandı.

Asrımızın en önemli sorunlarının başında, modernizmin dayattığı pozitivist anlayış ve materyalist bir yaşam biçiminin oluşturduğu buhranların geldiğini dile getiren Selvi, “Böyle bir asırda aranan çıkış yolunu gösterecek kadroların yetiştirilmesinde imam hatip liseleri en önemli okullardır. Türkiye’nin İslam dünyasında bir önderlik ve örneklik iddiası varsa, bu, İslam âlemini batılı değerlerle buluşturmakla değil, İslam dünyasının öz değerleriyle bütünleşerek örnek bir toplum oluşturmasıyla mümkündür.

Bunun yolu da, gününü anlayan, geçmişinden beslenen ve gelecek iddiası olan bir eğitim modelini hayata geçirmekten geçmektedir. Bu, imam hatip liseleri ve ona yüklediğimiz misyon ile mümkündür. Ancak bunu başarabilmek, hepimizin en az velilerimiz kadar iddiamıza ve ideallerimize sadık olabilmemize bağlıdır” değerlendirmesinde bulundu.

Eğitimin hedefine ulaşabilmesi, öncelikle eğitim ortamının uygunluğuna bağlıdır

Genel olarak, entelektüel seviyede de olsa, beşerî bilgi ve dinî ilimlerin İslam toplumunda birlikte değerlendirildiğini belirten Selvi, sözlerini şöyle tamamladı: “İmam hatip liselerinden beklenen, dinî ilimleri sahih kaynaklar ışığında, yorum, anlayış, mezhep, meşrep ve meslek ayırımı yapmadan özlü bir şekilde ortaya koyan ve toplumu aydınlatan bireyler yetiştirmesidir. Aynı zamanda iyi yurttaş, toplumun çimentosu ve ana omurgası olan şahsiyetli, diğer bir ifadeyle insan-ı kâmil beklentisini karşılaşan okullar. Öğretmenlerimiz, müsabakaya hazırlanan bir sporcu gibi öğrencilerini hazırlayan bir mantığa ve hedefe sahip olmalıdır.

Seçilerek alınmalı; yetişmesi ve gelişmesi amaçlar doğrultusunda özgün olmalıdır. Okul liderleri olan yöneticileri insan kaynağını kendi içinden, yani öğretmenlerinden temayüz etmiş olanlar arasından seçilmeli, eğitime alınmalı, inisiyatif alabilen kişiler olmalıdır. Eğitimin hedefine ulaşabilmesi, öncelikle eğitim ortamının uygunluğuna bağlıdır. Bunu hazırlayacak olan da okul yöneticileridir. İmam hatip liselerinde yöneticiler bu okullar üzerinden idealize edilen, misyonunda lider şahsiyetler olmalı, mesai mefhumunu gözetmeden hizmet etmelidir.”

Anahtar Kelimeler: Eğitim Bir-sen-Ali Yalçın

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    Cemaatler kapatılmalı mı

    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    ARŞİV